18 Aralık 2012 Salı

Baba Oldum ve Digerleri

Uzun zamandir (Agustos'tan beri) blogumla cok ilgilenemedim ama hayatim devam etti tabiki, hem de cok ciddi degisikliklerle devam etti. Sizlerden uzak oldugum zamanlarda bazi yurtdisi gezileri yaptim ve (bana gore) cok ilginc gozlemlerde bulundum ve sizinle paylasmak istedim ama yapamadim. Aklima yazacak onca sey geldi ama toparlamaya zaman bulamadim derken bu gunlere kadar geldik.

Neyse geleyim hayatimdaki ciddi degisikliklere; 

Ilki yaklasik 5 yildir calistigim sirketimde, bazi arkadaslarimin kariyerlerine Amerika'da devam etmek istemeleri uzerine yeni bir role (Principal Software Engineer) gectim. Ve bu rolde cok sevdigim arkadasim Lemi ile birlikte, son zamanlarda unuttugum bir his olan, zevkle calismanin, ise severek ve isteyerek gelmenin hazzini tekrar yasadim. Bu benim icin (is yerinde) tekrar hands-on koda geri donmek demekti ve cok guzeldi :)
Coding is Good
Guzeldi diyorum cunku bu da degisti. Belki hatirlarsiniz, aylar once onemli bir is icin Londra'ya gittigimi sizlerle paylasmistim. Iste o onemli is aslinda calistigim sirketteki cok ciddi bir rolun is gorusmesi idi. Ve gorusmeyi o zamanlar yapmis olmamiza ragmen, arada gecen degisik olaylar sonunda sonuclari yeni aciklandi ve yukarida bahsettigim rolde (her ne kadar cok hosuma gitse de) cok uzun kalamadim, ve hep istedigim "Solution Architect" rolune gectim. Rolun tanimi ve icerigi ile sizleri cok sıkmak istemiyorum ama kisaca avrupa genelinde yazilim kararlarini alip, cozumler ureterek bilisim anlaminda sirketin dogrultusunu belirleyen ciddi ve kapsamli bir rol.

Let's go in this way

Son ve en onemli degisiklik ise, basliktan da anlayacaginiz uzere, 20.Mart.2012'de ilk haberini aldigim zamandan 26.Kasim.2012 tarihine kadar heyecanla bekledigim biricik oglumuza kavusmamiz oldu. Ozellikle yaz aylari hep onun hazirligi ile gecti diyebilirim. Calisma odamizi, arka odaya tasiyarak, bebek odasina cevirmeyle basladi hersey. Duvar kagidi, mobilyalar, bebek giysileri, oyuncaklar, biberonlar, alet edavat ve daha sayamadigim en az 100 farkli kalem derken oda tamamen baska bir havaya burundu. Git gide siklasan ve herbirisinde bebegin yuzunu gorememeyle sonuclanan doktor ziyaretlerinde, bebegin gayet saglikli (masallah) bir sekilde gelisimini tamamliyor oldugunu bilmek yeterliydi bizim icin... Bunlarin ustune de hamilelik ve bebek uzerine bolca kitap okuyarak gecirdik bu heycanli bekleyisimizi... Ve bir de son zamanlara Walking Dead sezonlarini da araya sıkıstırdık :)

En nihayetinde zaman geldi ve saglikli bir sekilde 26.Kasim.2012'de aramiza katildi "Sarp" bebek, Allah kendisine uzun,  saglikli ve mutlu bir hayat nasip etsin isallah (amin)...

Sarp Bebek

Panik yapmayin, yeni hayat maceralarimi yine buradan paylasiyor olacagim...

9 Ağustos 2012 Perşembe

Hayati Kolaylastiran Uygulamalar - 2


Uzun zaman once ilk kismini yazdigim yazimin devamini getirmek istedim. Gunluk kosusturmada hayatimi kolaylastiran bu minik! uygulamalar, birakin sizinkini de kolaylastirsin ;)

Cloud (Bulut) Uygulamalarindan bahsetmismiydim hatirlayamadim ama Dropbox'tan bahsetmeden bu is tamamlanmis sayilmaz degil mi?
  • Dropbox - Evraklarinizi, sifrelerinizi, herseylerinizi saklayabileceginiz sizin icin dunyanin bir yerlerinde acilmis bir harici disk olarak dusunebilirsiniz onu. Tabii hal boyle olunca, bir kullanici ismi ve sifresi ile hem isten, hem evden, hem de misafirlikten ve hatta cep telefonunuzdan dosyalariniza istediginiz zaman ulasabiliyorsunuz.
browser wars

Eee artik internetsiz ve browser'siz (bu alanda da Chrome'u tek geciyorum, hala kullanmiyorsaniz kesin bir deneyin derim) bir hayat olmadigina  gore soyle en cok kullandigim browser eklentilerinden ve sitelerinden de bahsedeyim...
  • Gmail - Sirket mailim haricinde kullandigim public mail adresim, tum maillerimi, adres defterimi burada tutuyorum. Maillerdeki thread mantigi ve sade yapisi hemen her isimi halletmemi sagliyor, ayri bir mail client'ina falan ihtiyac duymuyorum. Sadece search fonksiyonunu biraz daha gelistirmeliler bence, duy sesimi Google...
  • Clearly - Evernote takimindan cikan yine cok yararli bir browser eklentisi. Bilgisayar ekraninizdan bir sey okumak istediginiz de, genelde yaninda kosesinde yanip sonen reklamlar, ordan burdan cikan pop-up ekranlar insanin canini sikabiliyor. Clearly de bu yaraya merhem oluyor. Istediginiz internet sayfasinda tam da okumak istediginiz alani cok guzel ve sizin istediginiz sekilde sunuyor.
  • Zargan - Yillardir temiz ve sakin arayuzu ile bir numarali ingilizce-turkce-ingilize sozlugum olarak hayatimda etkili bir yeri var.
  • Divxplanet - Hemen her filmin, dizinin alt yazisinin bulundugu guzide site, cevirmenlerin ellerine saglik diyorum. Gerci Boston Legal'in cevirisini bulamadigimdan ingilizce seyretmistim tum sezonlarini ama galiba simdi onu da cevirmisler.

Evdeki bilgisayarimda kullandigim uygulamarin bazilarindan bahsedeyim biraz da....
  • uTorrent - Ben indirmiyorum ama (!) torrent indiriyorsaniz bundan daha light olani bulamazsiniz, ustelik bir de android uygulamasi var ki, uzaktan kontrol imkani da veriyor size... Yalniz galiba yeni  bir chrome add-on'u varmis o belki daha basit bile olabilir ama hic kullanmadim.
  • Calibre - Cok sevdigim e-kitap okuyucum Kindle'im icin ordan burdan aldigim, indirdigim kitaplari e-kitaplari dogru formata cevirmemi saglayan guzide uygulama, daha cok ozelligi var ama ben pek kullanmiyorum.
  • Adium - Tum protokolleri destekleyen cok guzel bir instant messaging uygulamasi. MSN, Gtalk, Yahoo Messenger, Facebook akliniza ne gelirse. Yalniz unutmayin sadece MacOS'ta calisiyor, Windows ortamlarinda denemeyiniz.
10100111000111000111.....
Mesleki acidan kullandigim uygulamalari da kisaca anlatayim. Sikilirsaniz buralari atlayabilirsiniz, anlayisla karsilarim.
  • Atlassian - Eger yazilim sektorundeyseniz ve hic bir atlassian aracini kullanmiyorsaniz kendinizi sorgulayin derim. Cunku siz isinizi yaparken ihtiyac duydugunuz cevresel ortamlari en iyi sekilde size sunuyor. 
  • JetBrains - Uzak ara en iyi yazilim gelistirme ortamlarini (Java, Ruby, .NET, PHP...) saglayan firmadir kendisi... Hangi dilde isterseniz o dil icin en guzel ortami sagliyor.
  • XCode - iPhone uygulamari gelistirdigim ortam, cok fazla hayatimi kolaylastirdigini soyelemem ama mecburen kullanmak zorundayim :( 
  • Putty Connection Manager - SSH ile o server'a bu server'a baglantimi sagladigim guzel bir uygulama ama gelistirilmesi durdurulmus durumda, uzucu yani. SSH nedir ilmiyorsaniz bosverin gitsin :)


Bitti, finito derdim ama aslinda simdi bakiyorum da, yeni newism akimi ile birlikte, ayni isi daha iyi veya daha yararli veya daha kolay veya daha farkli veya veya veya bir sekilde yapabilen uygulamalar surekli gelisecek ve hayatimizdaki yerini alacak. Yani kisaca bu yazilarin devami gelir...

11 Haziran 2012 Pazartesi

Uzaktan Madonna'yi Gordum Sanki

Son bir kac gundur, kendimi surekli bu konserden bahsederken, veya bu konserle ilgili bir blog yazisi veyahut da onunla iligli bir haberi izlerken buluyorum. Sonra dedim ki, madem ben de gittim seyrettim bu konseri o zaman ben de eksik kalmayayim da biseyler anlatayim.

Bi kere biletleri boyle aylar oncesinden alinca insan konsere yeteri kadar hazilanamiyormus, onu anlamis olduk. Alacaksin son bir hafta kala, ezberleyeceksin sarkilari sonra gidip cosacaksin gonlunce... Ama dogal olarak  biletleri Subat ayinda ciktiginin ikinci gunu almak zorunda kaldik biz. Neyse konsere gelecek olursak, isler yogun, zaman yok su bu derken, "setlist" elime cok gec ulasti, ve o an anladim, bu sarkilarin coguna eslik edemeyecektim. Neyse bari show ve ses iyi olsa diyerek ulastim Telekom Arenaya. (Bir Besiktas taraftari olarak, kabul etmeliyim ki, ulasimi kolay, girisi rahat, goruntusu mukemmel bir stad olmus. Hic mac seyretmedim orda ama guzel olsa gerek..) Ulasim falan rahatti ama organizasyonda ozellikle yiyecek-icecek konusunda ciddi eksiklikler vardi. Yani binlerce insanin gelecegi bu kadar asikarken neden yeteri kadar yiyecek yoktu anlamadim. Neyse gelelim konsere... 

Muhtesem bir gorsel show'la basladi konser, agzim acik izledim diyebilirim. Ama seste bir bogukluk var bir turlu iyi bir sekilde alamiyoruz Madonna ablamizin sesini... Baktim duzelecek gibi degil, dedim gelin asagi inelim orda dinlyelim. Bir sekilde indik asagi, daha guzeldi ses ama yine de yeteri kadar guzel degildi bence, hersey guzel stadda ama orda konser olmaz yada tribunden olmaz o is, kulaginiza kupe olsun... 


Dedigim gibi gorsel bir solenle acildi konser, ama zannetmeyin ki, sonrasinda devam etmedi. Klip izler gibi izledik konseri inanilmazdi, ben hayatim boyunca boyle bir gorsel konser (evet enteresan bir ifade oldu ama dogru) gormedim. Hele "Gang Bang" sarkisini soylerken izlediklerimiz, gercek bir klipten farksizdi bence, mukemmeldi... Sarki icin ayni seyleri soyleyemecegim malesef, bu konuya gelecegim birazdan.

50 kusur yasindaki, dunya stari hop orada, hop burada hatta ip ustunde, sahnenin altinda,  ayakata, yerde heryerde inanilmaz bir enerji ile (paylaback olarak) soyledi sarkilarini...  Bu kadar etkilenmemin sebebi sadece kendisi degil muhakkak. Iki onemli faktor var deginmek istedigim, birincisi yanindaki danscilardi, onlarda  bu show icin bayagi ter doktuler, sahidim. Ikincisi ise hareketli ve ekranli konser standi ve duvarlari, sarkiya gore, ritme ve danslara gore degisim gostererek bizi kitledi resmen.

Bu kadar gorsel dedik, klip gibi dedik, hopladi zipladi dedik ama hosuma gitmeyen bazi noktalar da vardi elbet... Ozellikle MDNA albumunun turnesi olmasi sebebiyle yeni sarkilarini seslendirdi ablamiz, hem bu sarkilari bilmiyordu cogu insan, hem de bana sorarsaniz guzel de degil bu sarkilar arkadas, kimse kusura bakmasin lutfen. O yuzden kimse, yeteri kadar cosmadi insanlar falan filan demeyin, cosacak degil izlenecek bir konser hazirlamis Madonna hazretleri, tek bir sarki haric "Like A Prayer"...

Velhasil yine olsa yine giderim, ama bu sefer saha icinde olurum orasi kesin. Ve eger bir kere daha olacaksa, eski sarkilarla yada soyle soyleyeyim iyi sarkilarla olsun lutfen, bak nasil konser olur o zaman...

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Bir SSH, Iki Port

Daha en basindan soyliyeyim, cogu insan icin bu yazi ciddi anlamda teknik bir yazidir, ama bu konudan anlayanlar icin can sıkıcı bir durumun cozumudur efendim, o bakimdan yazmak istedim.

Sıkıntımız söyle, bir mac'iniz var (Macbook Air, Macbook Pro vs...) ve uzerinde default kurulu gelen SSH Server ve Client'ini cesitli amaclar icin kullaniyorsunuz, simdi bu amaclardan bazilari default portu (22)  kullanirken, bazilarinda ise baska bir port kullanmak zorundasiniz. Iste anlatacagim cozum de bu sorun icin: SSH uygulamalarinin ayni anda iki farkli portu birden kullanmasini nasil saglarsiniz?

MacOS icinde tum SSH ayarlari cesitli dosyalara dagilmis durumda (konfigurasyon ve esneklik adina yapilmis zaman icinde karmasikliga gitmis bir durum gibi geldi bana). Kesin daha baska dosyalar da vardir ama simdilik biz sadece ilk iki siradaki ile ilgileniyoruz...


Adim - 1: Ilk yapacagimiz is, ilk siradaki dosyayi (/etc/services) sudo ile acarak uzerinde asagidaki degisiklikleri yapmak. Bu degisikliklerle istedigimiz yeni port'lari eklemis oluyoruz. Bu arada yeni port eklemek degil de sadece port degisikligi yapmak istiyorsaniz, asagidaki eklemeyi yapmak yerine sadece "ssh" servisinin portlarini degistirip 3.adima gecebilirsiniz.

buyutmek icin resme tiklayiniz...

Adim - 2: Evet gorudugunuz uzere, yeni portlari "ssh2" dedigimiz yeni bir servis icin tanimlamis olduk. Simdi yapmamiz gereken son is bu yeni servisin tanimini ikinci siradaki dosyaya (/System/Library/LaunchDaemons/ssh.plist) eklemek. (Dosyayi yine admin olarak sudo ile acmaniz gerekir.)

buyutmek icin resme tiklayiniz...

Adim - 3: Son olarak asagidaki iki terminal komutu ile degisiklikleri yukleminiz yeterli olacaktir. Ama garanti olsun ben bunlarla ugrasamam derseniz, bilgisayariniz yeniden baslattiginiz da amaciniza ulasmis olacaksiniz.


Bitti bu kadar... Afiyet olsun...

24 Mayıs 2012 Perşembe

Mutlulugu Satin Alin

Gecen gun okudugum bir makale / arastirma [ingilizce], mutluluk uzerine biraz dusunmeme neden oldu. Her ne kadar duygusal ve kurallari olmayan bir durum gibi gorunse de, bu arastirma bilimsel olarak mutlulugun satin alinabilecegini gosteriyor ve bunlari da bir kac baslik altinda topluyor. Ben sizin icin bir kac tanesini (8 taneden 6'sini) kisaca ozetledim, ama detaylar icin kesinlikle siz de okuyun derim.


* Herhangi bir sey satin almak yerine, tecrube satin alin
Gidip kendinize alacaginiz ekstra yeni ayakkabi yerine, hazirda olan ayakkabilarinizdan birisini ayaginiza gecirip annenizi de yaniniza alip sahilde bir gezinti yaptiktan sonra guzel bir cafede yemek yemeniz sizi ayni paraya daha mutlu edecektir. Bu konu ile ilgili daha ileriye gitmek isterseniz...

* Hep kendinize degil baskalarina da yardim edin
Bizler sosyal varliklariz. Sadece hep bana hep bana diyerek hayat gecmez. Tanidigiz veya tanimadiginiz diger insanlara kucuk kucuk yardimlar veya hediyeler almaniz, ve bunu aliskanlik haline getirmeniz sizi zannettiginizden cok daha mutlu bir birey yapacaktir.

* Bir anda toptan harcamak yerine kucuk kucuk harcayin
Insanoglunun en buyuk ozellikleinden birisi ortama ayak uydurmasidir. Hemen herseye alisabilmesi ve zamanla kaniksamasidir. (Bu konuda gayet hos bir film var: Das Experiment ve Hollywood hali: The Experiment) Para harcama konusunda da, ayni durum soz konusu. Tek bir seferde alacaginiz bir kac sey yerine, ayni seyleri pey der pey almak sizi daha mutlu kilacaktir. 

* Simdi odeyin, sonra tuketin
Once tuketip sonra odeme yaptigimiz tamamen kredi kartlarina dayanmis su anki ekonomik duzenin aksine, insan onceden odedigi seyleri tuketirken daha mutlu oluyor(mus). Bunun on guzel ornegi yemek sektorunde, karniniz doyduktan sonra odeme yapmak yerine, gercekten acken odemek yapip sonra odeme yapmak insani daha mutlu kiliyor. Hatta bu konuyu Jerry Seinfeld bir bolumde islemisti ama ben bulamadim hangi bolum oldugunu.. 

* Karsilastirmali alisveristen mumkun mertebe sakinin
Gunumuzde ne alirsak alalim artik onu almadan once muadili baska markalarla (ozellikle internet araciligiyla) karsilastirma yapmadan pesini birakmiyoruz. Diger turlusunde icimiz rahat etmiyor... Evet, bu da yapilan yanlislardan, karsilastirmalar aslinda aldigimiz  urunde hic kullanmayacagimiz ozellikler uzerine kurulmus durumda. Yanlis anlasilmasin gerektigi yerde kesinlikle urunleri karsilastirmak bilincli tuketimin kurallarindan ama sirf laf olsun diye yapmayin diyor arastirma :)

* Basina buyruk olmayin, suruyu takip edin
Kisaca soylemek istedigi, diger insanlar biseyleri ne kadar cok begendiyse, sizin de o seyi begeniyor olma ihtimaliniz o kadar coktur. Genelde aykiri olmak (yerine ve zamanina gore) iyidir yada oyle algilanir. Ama diger insanlardan aykiri satin almalarinizin, sizin dusundugunuz kadar sizi mutlu etmeyecegi arastirmalarla kanitlanmis.

Eveeet, iste boyle, ayni paraya daha mutlu olmanin yollari bunlarmis, artik gerisi size kalmis. Guzel bir cumle ile bitiriyorum: "Para sizi mutlu etmiyorsa, bilin ki onu dogru sekilde harcamiyorsunuz."